fbpx

Blog İçerik Stratejisi

Blog içerik stratejisi, blog siteleri için veya web siteler içerisinde yer ayrılan blog kısımları için yapılan planlama ve taktiklere denilmektedir. Müşterileri veya okurları içerikler ile beslemeye yönelik ve işinizi anlatmaya yönelik stratejiler oluşturulabilir.

Öncelikle ”Blog nedir?”, ”İçerik nedir?” gibi temel terimlerle başlayabiliriz.

Blog Nedir?

Türkçe karşılığı Ağ Günlüğü olarak geçmektedir. Blog, internet üzerinde bir yer edinen kullanıcıların herhangi bir konuda yazdıkları metinlerdir. Bunu kendi blog sitelerinde, toplu blog sitelerinde veya şirketlerin sitelerinde yazıp, yayınlayabilirler. Bu sayede sitenin mobil uyumlu oluşuna da bağlı olarak blog okurlarının karşısına mobil cihazlarla da erişmek mümkün olmaktadır (Keza mobil cihazlar, masaüstü cihazlara göre daha aktif kullanılmakta). Ek olarak; yazılan yazılara görsel, video, ses gibi unsurlar da eklenebilir. Bu özelliği sayesinde daha fazla dikkat çekici hale gelebilmektedir.

İçerik Nedir?

Blogtan farklı olarak sadece internet tabanlı değildir. Aslında temel tanımında web sitelere veya e-ticarete ithaf edilen bir kalıp yoktur. İçerik; birbirleriyle ilgili cümlelerin, görsellerin veya materyal yerine geçen her şeyin bir konu altında bir araya getirilmesi, düşünülmesi ve bütün olarak ortaya çıkmasına denilmektedir. Örneğin ”Dersin içeriği yoğunlaştı.”

Fakat bu tanımı internet tabanlı incelediğimizde görsel ya da basılı web siteleri, blog yazıları, sosyal medyada oluşturulan paylaşımlar, elektronik kitaplar, elektronik dergiler, galeri ve bültenler gibi verilerin her birine içerik denilebildiğini görebiliriz.

E-ticaret Sitelerinde Blog ve İçerik

E-ticaret sitelerinde blog kullanımı müşterilerle, site ziyaretçileriyle ve potansiyel müşterilerle bağ yakalamayı kolaylaştırır. Çünkü blog yazıları bilimsel makale gibi değildir. Daha çok keyfi yazılar olarak değerlendirilebilir. Bu sebeple blog yazılarında markalar ve işletmeler kendilerini tanıtma içeriğini sık sık kullanırlar. Eğer siteye giren kullanıcı dikkat çekici bir içerik ile karşılaşıyorsa onda merak uyandıracağı için blog yazılarını okumayı isteyecektir. Markanın kendisini doğrudan anlatabilme imkanı olan bloglar sayesinde kullanıcıların marka kimliğini tanımaları sağlanır ve onlarla tek yönlü bir iletişim kurma şekli ortaya çıkar.

Google tarafından da arama sorgularında, güncellenen bloglar ve özgün içerikler üst sıralara çıkartılır.

Neden Blog İçerik Stratejisi?

Web sitenizde yalnızca sattığınız ürün veya hizmeti paylaşıyor olmanız kullanıcıların ilgisini çekmeyebilir. Çünkü sizin sattığınız ürün veya hizmeti rakipleriniz de satıyor. Neden özellikle sizden satın alsınlar? Blog içerik stratejisi bu soruya yanıt vermek için var. Örneğin geri dönüştürülmüş kıyafetler satan bir markaysanız ve sadece bu kıyafetlerin görsellerini, fiyatlarını ve beden aralığını paylaşmışsanız sizi rakiplerinizden farklı kılan pek bir özelliğiniz olmaz. Fakat web sitenizde blog içerik stratejisi blog kısmınız olduğunda buraya geri dönüşümün önemini, geri dönüştürülmüş kıyafetlerin nasıl yapıldığını, sizin kim olduğunuzu ve diğer firmalardan ayrılan özelliklerinizi tek tek anlatabileceğiniz bir ortamınız olmuş olur. Bu sayede kullanıcılar tarafından farklılaştırılan bir marka haline gelirsiniz. Bloglar, yukarıda da bahsedildiği üzere marka kimliği oluşumunda çok etkili bir faktördür.

Yapılan araştırmalara göre ayda ortalama 16 blog yazan siteler Google’da üst sıralarda olmaktadır. Bu yüzden bloglarınızı güncel tutmanız, yazdığınız yazılarda otorite sağlamanız açısından önemlidir. Ek bir bilgi olarak; Dünya çapında her gün ortalama 7 milyon blog yazısı yayınlanmaktadır. (ahrefs.com)

Blog İçerikleri Nasıl Olmalıdır?

Bir blog yazmadan önce ”Bu yazıyı kimler okuyacak?”, ”Ne okumak istiyorlar, beklentileri neler?” gibi sorulara cevap bularak konu belirlenmelidir. Hedef kitle tespitinden sonra onlara uygun başlık seçilerek o başlık altında içerik oluşturulmaya başlanabilir. Elbette içeriğin dikkat çekici olması gerekir. Dikkat çekici içerik derken okuyucunun dikkatini daha yazının giriş bölümündeyken çekebiliyor olmaktan bahsediliyor. Öyle ki kullanıcıların dikkatini 8 saniye içerisinde çekmek, anında merak uyandırmak web siteler için gerçekten önemli bir faktördür.

Anahtar kelime araştırması en önemli faktördür. Seçtiğiniz anahtar kelimeler için şu soruların yanıtlarını bulmanız gerekir. ”Google’da ayda kaç kez aratılıyor?”, ”Bu kelimelerde sıralanmak kolay mıdır, zor mudur?”, ”Sattığım ürün veya hizmetle ilgili bir kelime mi?” gibi soruların yanıtları Google ADS gibi programlar kullanarak bulunabilir. Bu soruların neden sorulması gerektiğine örnekler üzerinden değinecek olursak; Seçilen anahtar kelime ayda 50 kişi tarafından aratılıyorsa bu kelime üzerine yoğunlaşılarak yapılan içerikler web siteye pek bir organik trafik sağlamayacaktır. Fakat 1500 kişilik aranma hacmine sahip bir kelime seçildiyse ve bu kelime üzerinde çalışmalar yapıldıysa, bloglar ve içerikler pek çok kullanıcıya ulaşabilir. Diğer soru için ise; 50000 aranma hacmine sahip bir kelime seçildiğinde rekabet oranı çok yüksek olacağı için ve büyük firmaların tekelinde bulunabilen kelimeler olabileceği için bunlar üzerine çalışmak da bazen zaman kaybı olabilmektedir. Seçilen kelimeyi farklı alternatifleriyle değiştirerek aranma hacmini daha düşük fakat siteye getirebilecek trafiği 50000 hacimli kelimeden daha yüksek olabilecek kelimeler üzerinde çalışılabilir. Son soru için farklı bir örneği ele alalım; Kalem satan bir firmanın kalem çeşitlerini anahtar kelimeler olarak belirlemesinden ziyade defter, kitap gibi kelimeler ile çalışması satılan ürün veya hizmete uygun olmamaktadır, ”Defterlerinizde bir iz bırakın” gibi. Çünkü defter, kitap gibi kelimelerle arama sorgusunda üst sıraya çıktığında siteye gelen ziyaretçiler defter ve kitap beklerken kalem göreceklerinden hızlıca siteden ayrılabileceklerdir. Bunun yerine ”Defterlerinizde … kalemleri ile iz bırakın.” gibi anahtar kelimeler ile çalışılmalıdır ki siteye gelen ziyaretçi beklediği kalemi görerek satın alma girişiminde bulunabilsin. Bununla birlikte kullanıcı deneyimi de olumlu etkilenmiş olur. Bu sebeple doğru ve ilgili anahtar kelime seçmek de sıralama faktörü için önemli olacaktır.

Her işletme konusunda olduğu gibi hedef kitle analizinden sonra rakiplerin analizine sıra gelmekte. Rakiplerin nasıl içerikler paylaştığına, bloglarında neler yazdıklarına göz gezdirilmeli. ”Onların yaptıklarının üstüne ne eklenebilir, blog içerik onlarda eksik olan nedir?” veya ”Onlardan farklı olarak neler yapılabilir?” gibi araştırmalar yapmak da fayda sağlayacaktır.

İçerik konusunda karar kılındıktan sonra yazıların açık ve anlaşılır olması, her kesimden okuyucuya hitap edilebilen bir dil kullanılması, imla ve dil bilgisi hatalarına yer verilmemesi gerekir. Yazı ne kadar uzun olursa olsun konunun anlatımı öz olmalıdır. Ayrıca yazı stili de belirlenmelidir. Her paragrafta veya her farklı blogta farklı yazı stili olmamalıdır. Firmaya özgü bir yazı biçimi oluşturulmalıdır. Çünkü yayınlanan içerik web sitenin ruhu ise, stil de bedenini oluşturur (ahrefs.com). Ek olarak; resim, video veya farklı materyaller kullanılması da içeriği renklendirir ve görsel açıdan da optimizasyon sağlanabilir.

Yazılar tamamen özgün olmalıdır. Başka yazılardan ilham alınırsa kaynak belirtilmelidir. Kaynaksız ve özgün olmayan kopya makaleler nasıl ki intihal suçu oluşturuyorsa, kopya ve kaynaksız içerikler de bir suçtur. İçeriği kopyalanan kişilerin suç duyurusunda bulunma gibi hakları vardır. Bunların hiç biri olmasa dahi Google kopya içerikleri sevmez ve hızlıca fark edebilir. Bu da doğal olarak arama sorgularında geri sıralara düşülmesine sebep olur.

Özgün içerikler bir bakıma SEO ile de uyumlu içeriklerdir. Belirlenen ilgili anahtar kelimelerin ön plana çıktığı, SEO uyumu kontrol edilen ve arama motorlarının sevdiği özelliklerde yazılan yazılar ile hem kullanıcı deneyiminde artış gösterilir hem de Google tarafından üst sıralara çıkartılabilir.

Elbette yapılması gerekenler bunlarla son bulmuyor. Stratejisi kurulan ve artık yayınlanmaya hazır blog yazıları daha sonrasında başıboş bırakılmamalı. Kaç kişi tarafından okunduğu incelenmelidir. Okuyan kullanıcıların ne düşündükleri de önemlidir. Bazı blogların sonunda yorum yapma kısmı bulunabiliyor veya sadece beğenme imgesi de olabiliyor. Kaç kullanıcının beğendiği, yapılan yorumlarda neler yazıldığı gibi unsurlar araştırılarak kullanıcıların geri bildirimleri dikkate alınmalıdır.

 

 

.